FYI
For Your Information - Bilginiz olsun, haberdar olmanız için
Sana bilgi veriyorum ama bir şey yapmanı beklemiyorum, sadece bil diye söylüyorum
Kurumsal ofis jargonu ve plaza dili
For Your Information - Bilginiz olsun, haberdar olmanız için
Sana bilgi veriyorum ama bir şey yapmanı beklemiyorum, sadece bil diye söylüyorum
Request for Offer/Quotation - Teklif talebi, tedarikçilerden fiyat ve hizmet teklifleri istemek için kullanılan resmi süreç
Şirketlerin 'Kim bize en ucuz yapar?' diye sorup tedarikçileri birbirine kırdırdığı süreç. Herkes en iyi teklifini verir, sonunda genelde en ucuz olan kazanır.
Social Media - Sosyal Medya
Instagram, Twitter, TikTok gibi sosyal medya platformlarının tamamını kapsayan genel terim
Return on Investment - Yatırım getirisi oranını gösteren finansal metrik
Bir yatırımdan ne kadar para kazandığını ölçen oran. Corporate dünyada her şeyin ROI'sini hesaplama takıntısı var.
Chief Marketing Officer - Pazarlama Direktörü/Genel Müdürü
Şirketin pazarlama stratejisinden sorumlu en üst düzey yönetici, markanın yüzü
Chief Operating Officer - Şirketin günlük operasyonlarından sorumlu üst düzey yönetici
Şirkette CEO'dan sonra gelen, her şeyin döndüğü operasyon kralı/kraliçesi
Chief Financial Officer - Finans Direktörü
Şirketin parasına bakan en üst düzey finans sorumlusu, bütçeyi kontrol eden kişi
Chief Executive Officer - Bir şirketin en üst düzey yöneticisi, icra kurulu başkanı
Şirketin tepesindeki adam/kadın, büyük patron, karar veren kişi. Bazen alaycı şekilde 'kendini CEO sanan' tarzında da kullanılır.
Meeting Requests - Toplantı talepleri
E-posta kutusunu dolduran, çoğu zaman gereksiz toplantı davetleri. Ofis hayatının kaçınılmaz bir parçası olan 'toplantı bombardımanı'
Public Relations - Halkla İlişkiler, kurumların imajını yönetme ve tanıtım faaliyetleri
Şirketin/kişinin imajını parlatmak için yapılan her türlü reklam, tanıtım ve medya faaliyeti
Bir şirketin müşteri sadakatini ve memnuniyetini ölçmek için kullanılan bir yönetim aracı. 'Müşterilerimiz bizi başkalarına tavsiye eder mi?' sorusuna verilen yanıtlarla hesaplanır.
Müşterilere 'bizi arkadaşlarınıza tavsiye eder misiniz?' diye sorup, verilen puanlara göre şirketin ne kadar 'sevildiğini' ölçme yöntemi.
Bir çalışanın işe alımından ayrılışına kadar tüm kariyeri boyunca bir şirketle yaşadığı deneyimlerin toplamı.
Çalışanın 'mutlu' olması için maaş dışında yapılan her şey; ofis ortamı, sosyal aktiviteler, gelişim fırsatları.
Bir müşterinin bir ürün veya hizmetle ilk temasından satın alma sonrası etkileşimlere kadar geçirdiği tüm süreç.
Müşterinin 'nasıl tavlayabiliriz'den, 'satışı yaptıktan sonra da peşini bırakmayalım'a kadar tüm yolculuğu.
Ürün, hizmet veya sistem tasarlarken, son kullanıcının ihtiyaçlarını, davranışlarını ve hedeflerini merkeze alan bir yaklaşım.
Geliştirdiğimiz her şeyi, 'kullanıcı ne ister, ne hisseder' diye düşünerek tasarlamak, böylece müşteri memnuniyetini artırmak (ve satışı garantilemek).
Bir adayın mevcut şirket kültürüne benzemek yerine, farklı bakış açıları, deneyimler ve değerler katarak kültürü zenginleştirmesi.
'Culture Fit'in daha şık ve kapsayıcı versiyonu; yani bizden olmasa da bize farklılık katacak biri olsun.
Bir çalışanı doğrudan işten çıkarmak yerine, ona terfi, gelişim fırsatları veya geri bildirim vermeyerek, iş yükünü azaltmayarak veya dışlayarak istifaya zorlama.
Çalışanı kovmak yerine, 'sana kapıyı gösteriyoruz ama sen anlamıyorsun' diyerek, çalışanın kendi isteğiyle gitmesini sağlamak.
Çalışanların yeni ve mevcut teknolojileri işlerinde kullanma, anlama ve bunlara adapte olma becerisi.
Yeni bir yazılım çıktığında 'ben yapamam' demek yerine 'öğrenirim' diyen, teknolojiye yatkın çalışan.
Birbirine bağlı çeşitli kuruluşların (şirketler, müşteriler, tedarikçiler, geliştiriciler vb.) karşılıklı fayda sağlamak için birlikte çalıştığı karmaşık bir iş ağı.
Çok sayıda paydaşın olduğu, 'herkesin bir şekilde birbirine bağlı olduğu büyük bir aile' denilen ama aslında herkesin kendi çıkarını kolladığı iş ortamı.
Müşterinin gerçek zamanlı davranışlarını, tercihlerini ve geçmiş etkileşimlerini kullanarak son derece kişiselleştirilmiş ürün, hizmet veya içerik sunumu.
O kadar kişiye özel bir deneyim sunmak ki, müşteri 'beni nasıl bu kadar iyi tanıyorlar?' diye şaşırsın (veya biraz ürksün).
Bir şirketin, sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik ve blok zinciri teknolojilerini kullanarak oluşturulan 'metaverse' evrenindeki varlığını, etkileşimlerini ve ticari faaliyetlerini planlaması.
Sanal bir evrende toplantı yapma, ürün satma veya 'NFT' koleksiyonu çıkarma fikri; henüz tam olarak ne işe yaradığı belli olmasa da yatırımcıya 'modern' görünme çabası.