📖 Resmi:
Oyun mekaniklerini ve tasarım prensiplerini oyun dışı bağlamlarda (iş, eğitim, pazarlama vb.) motivasyonu ve etkileşimi artırmak amacıyla kullanma.
💬 Gerçek:
Çalışanlarınızı, müşterilerinizi veya öğrencilerinizi rozetler, puanlar ve liderlik tablolarıyla 'oyuncuya' dönüştürüp, yapmaları gereken şeyi eğlenceli hale getirme girişimi.
"Yeni eğitim programımıza 'gamification' öğeleri ekleyerek katılımcıların öğrenme motivasyonunu artırdık."
📖 Resmi:
Bir sistemi, süreci veya iş modelini gelecekteki değişikliklere, yeniliklere veya olası şoklara karşı dayanıklı hale getirmek.
💬 Gerçek:
Bugün yapılan bir yatırımın/kararın yarın 'eski' kalmamasını sağlamak, bu da genelde daha fazla bütçe anlamına gelir.
"Yapay zeka entegrasyonu ile iş süreçlerimizi 'future-proofing' yapmayı planlıyoruz."
📖 Resmi:
Hızlı ve ölçeklenebilir büyüme elde etmek için yaratıcı, düşük maliyetli pazarlama ve ürün geliştirme stratejileri kullanmak.
💬 Gerçek:
Büyük bütçeler harcamadan, kurnaz ve genellikle dijital yöntemlerle müşteri ve gelir kazanma sanatı.
"Startup'ımızın 'growth hacking' ekibi, yeni kullanıcı kazanımı için oldukça yenilikçi fikirler üretiyor."
📖 Resmi:
Bir şirketin mevcut ve potansiyel çalışanları için cazip bir işveren imajı yaratma ve sürdürme süreci.
💬 Gerçek:
İş ilanına 'genç ve dinamik ekip arıyoruz' yazmaktan, 'Google gibi şirketiz' imajı vermeye çalışmak.
"İnsan Kaynakları departmanımız, sosyal medyada 'employer branding' çalışmalarına hız verdi."
📖 Resmi:
Çeşitlilik (Diversity), Eşitlik (Equity) ve Kapsayıcılık (Inclusion) ilkelerinin kurum kültürüne entegre edilmesi.
💬 Gerçek:
Şirketin 'biz ne kadar modern ve adil bir şirketiz' mesajını vermesini sağlayan, bazen sadece görselden ibaret olan yeni İK trendi.
"Yeni 'DEI' stratejimizle, daha kapsayıcı bir iş ortamı yaratmayı hedefliyoruz."
📖 Resmi:
Karar alma süreçlerinin sezgi veya kişisel görüşlerden ziyade veri analizi ve içgörülerle desteklenmesi.
💬 Gerçek:
Herhangi bir karar almadan önce 'Excel'de grafiğini görelim' denilen durum.
"Tüm stratejilerimizi 'data-driven' bir yaklaşımla oluşturmalıyız."
📖 Resmi:
Özellikle COVID-19 pandemisi sonrası, işgücünün önemli bir kısmının mevcut işlerinden ayrılmasıyla karakterize edilen ekonomik bir trend.
💬 Gerçek:
Pandemi sonrası ofis politikaları ve düşük maaşlardan sıkılan binlerce çalışanın toplu istifası.
"Şirketimiz, 'Great Resignation' sonrası boşalan pozisyonları doldurmakta zorlanıyor."
📖 Resmi:
Uzaktan çalışma veya hibrit çalışma modelinden tam zamanlı ofis ortamına geri dönüş politikası.
💬 Gerçek:
Evden çalışmanın rahatlığını bırakıp, trafikte zaman kaybederek sabahları ofise gelme zorunluluğu.
"Yönetim, 'Return to Office' kararını açıklayınca motivasyon seviyemiz düştü."
📖 Resmi:
İş tanımında belirtilen minimum görevleri yerine getirerek işe olan bağlılığı azaltmak, fazladan çaba göstermemek ve iş-yaşam dengesini korumak.
💬 Gerçek:
Aslında istifa etmeden, sadece maaşın karşılığını vermeye odaklanıp fazladan bir şey yapmayarak 'içinden istifa etmek'.
"Yeni nesil, kariyerlerinde ilerlemek yerine 'quiet quitting' yaparak iş-yaşam dengelerini korumayı tercih ediyor."
📖 Resmi:
Bir endüstriyi, pazarı veya iş modelini kökten değiştiren yenilikçi bir ürün, hizmet veya teknoloji.
💬 Gerçek:
'Her şeyi altüst eden, ezber bozan bir fikir' demenin havalı ve bazen abartılı hali; genellikle startup'ların büyük şirketleri tehdit etmesi durumunda kullanılır.
"Yapay zeka teknolojileri, birçok sektörü disruption'a uğratma potansiyeli taşıyor, hazırlıklı olmalıyız."
📖 Resmi:
Bir süreçte veya sistemde karşılaşılan direnç, engeller veya zorluklar.
💬 Gerçek:
'İşler neden yavaş ilerliyor?' sorusunun teknik ve soğuk cevabı; 'takılmalar' veya 'tıkanıklıklar' demenin kurumsal yolu.
"Müşteri deneyimindeki friction noktalarını tespit edip gidermemiz gerekiyor, yoksa müşteri kaybederiz."
📖 Resmi:
Upskill: Mevcut işinde daha iyi olmak için yeni beceriler öğrenmek. Reskill: Yeni bir iş için tamamen farklı beceriler öğrenmek.
💬 Gerçek:
'İşsiz kalmamak için yeni şeyler öğrensen iyi olur' veya 'Çalışanlarımızı modernize ediyoruz' demenin kibar yolu; genellikle yeni teknolojilere adaptasyon için söylenir.
"Dijitalleşme çağında, çalışanlarımızın sürekli upskill ve reskill yapması kritik, yoksa geride kalırız."
📖 Resmi:
Müşteri kaybı oranı; belirli bir dönemde ürün veya hizmeti kullanmayı bırakan müşteri sayısı.
💬 Gerçek:
'Müşterilerimiz kaçıyor!' demenin, finansal raporlarda daha az dramatik duran hali; aslında bir şirketin en büyük kabuslarından biri.
"Bu çeyrekte müşteri churn oranımızı %5 düşürmeyi hedefliyoruz, bunun için sadakat programı başlatacağız."
📖 Resmi:
Müşterileri veya çalışanları elde tutma, sadakatlerini sağlama yeteneği.
💬 Gerçek:
'Müşterilerimizi/çalışanlarımızı kaybetmemek için ne yapıyoruz?' sorusunun profesyonelce ifade edilişi; genellikle uzun vadeli planlamayı içerir.
"Yeni müşteri retention stratejileri geliştirmek için bir workshop düzenlemeliyiz."
📖 Resmi:
Subject Matter Expert (Konu Alanı Uzmanı). Belirli bir konu alanında derinlemesine bilgi ve deneyime sahip uzman kişi.
💬 Gerçek:
'Konuyu gerçekten bilen birini bulalım' demek yerine kullanılan, daha resmi terim; genellikle toplantıya çağrılan ama az konuşan kişi.
"Yeni projemizde, hukuk departmanından bir SME'nin görüşlerini almamız gerekiyor."
📖 Resmi:
Bir faaliyeti, üretimi veya beceriyi hızla artırmak, geliştirmek veya başlatmak.
💬 Gerçek:
'Daha hızlı ol, çabuk öğren, hemen başla' demenin kibar ve kurumsal yolu; genellikle acil durumlar için kullanılır.
"Yeni ekibin pazarlama kampanyalarını hızlıca ramp up etmesi ve hedeflere ulaşması gerekiyor."
📖 Resmi:
Genellikle bir sunum için hazırlanmış slayt destesi (PowerPoint, Keynote vb.).
💬 Gerçek:
'Bana o sunumu yolla' demenin havalı yolu; çoğu zaman fazla slayttan oluşan bir raporun diğer adı.
"Yarınki yatırımcı toplantısı için deck'i son kez gözden geçirelim, eksik kalmasın."
📖 Resmi:
Bir fikir, proje veya plana başkalarının onayını ve desteğini almak, benimsemelerini sağlamak.
💬 Gerçek:
'İnsanları benim fikrimi kabul etmeye ikna ettim' demenin kurumsal hali; bazen sadece yöneticileri razı etmek anlamına gelir.
"Yeni stratejimiz için üst yönetimden buy-in almamız kritik öneme sahip, aksi halde ilerleyemeyiz."
📖 Resmi:
Karma çalışma modeli; ofis ve uzaktan çalışmanın bir kombinasyonu.
💬 Gerçek:
Hem ofise gelip trafik çekmek, hem de evden çalışıp sürekli online olmak zorunda kalmak; genellikle 'esneklik' adı altında daha fazla mesaiye yol açar.
"Şirket olarak blended çalışma modeline geçerek hem esnekliği hem de ekip içi etkileşimi artırmayı hedefliyoruz."
📖 Resmi:
Bir müşterinin, kullanıcının veya bir sürecin karşılaştığı belirli bir sorun, zorluk veya rahatsızlık.
💬 Gerçek:
'Müşterinin canını sıkan şey ne?' sorusuna verilen, daha havalı ve analitik yanıt; sorun tespiti için kullanılır.
"Müşteri geri bildirimleri, ödeme sürecindeki pain point'leri net bir şekilde ortaya koydu, bunları çözmeliyiz."