🏢

Corporate / Plaza Jargonları

Kurumsal ofis jargonu ve plaza dili

112 terim RSS Bingo
⭐⭐ 😬😬

Gamification

📖 Resmi:

Oyun mekaniklerini ve tasarım prensiplerini oyun dışı bağlamlarda (iş, eğitim, pazarlama vb.) motivasyonu ve etkileşimi artırmak amacıyla kullanma.

💬 Gerçek:

Çalışanlarınızı, müşterilerinizi veya öğrencilerinizi rozetler, puanlar ve liderlik tablolarıyla 'oyuncuya' dönüştürüp, yapmaları gereken şeyi eğlenceli hale getirme girişimi.

"Yeni eğitim programımıza 'gamification' öğeleri ekleyerek katılımcıların öğrenme motivasyonunu artırdık."
⭐⭐ 😬😬

Future-Proofing

📖 Resmi:

Bir sistemi, süreci veya iş modelini gelecekteki değişikliklere, yeniliklere veya olası şoklara karşı dayanıklı hale getirmek.

💬 Gerçek:

Bugün yapılan bir yatırımın/kararın yarın 'eski' kalmamasını sağlamak, bu da genelde daha fazla bütçe anlamına gelir.

"Yapay zeka entegrasyonu ile iş süreçlerimizi 'future-proofing' yapmayı planlıyoruz."
⭐⭐⭐ 😬😬

Growth Hacking

📖 Resmi:

Hızlı ve ölçeklenebilir büyüme elde etmek için yaratıcı, düşük maliyetli pazarlama ve ürün geliştirme stratejileri kullanmak.

💬 Gerçek:

Büyük bütçeler harcamadan, kurnaz ve genellikle dijital yöntemlerle müşteri ve gelir kazanma sanatı.

"Startup'ımızın 'growth hacking' ekibi, yeni kullanıcı kazanımı için oldukça yenilikçi fikirler üretiyor."
⭐⭐ 😬😬

Employer Branding

📖 Resmi:

Bir şirketin mevcut ve potansiyel çalışanları için cazip bir işveren imajı yaratma ve sürdürme süreci.

💬 Gerçek:

İş ilanına 'genç ve dinamik ekip arıyoruz' yazmaktan, 'Google gibi şirketiz' imajı vermeye çalışmak.

"İnsan Kaynakları departmanımız, sosyal medyada 'employer branding' çalışmalarına hız verdi."
⭐⭐ 😬😬

DEI (Diversity, Equity, Inclusion)

📖 Resmi:

Çeşitlilik (Diversity), Eşitlik (Equity) ve Kapsayıcılık (Inclusion) ilkelerinin kurum kültürüne entegre edilmesi.

💬 Gerçek:

Şirketin 'biz ne kadar modern ve adil bir şirketiz' mesajını vermesini sağlayan, bazen sadece görselden ibaret olan yeni İK trendi.

"Yeni 'DEI' stratejimizle, daha kapsayıcı bir iş ortamı yaratmayı hedefliyoruz."
😬

Data-Driven

📖 Resmi:

Karar alma süreçlerinin sezgi veya kişisel görüşlerden ziyade veri analizi ve içgörülerle desteklenmesi.

💬 Gerçek:

Herhangi bir karar almadan önce 'Excel'de grafiğini görelim' denilen durum.

"Tüm stratejilerimizi 'data-driven' bir yaklaşımla oluşturmalıyız."
⭐⭐ 😬

Great Resignation

📖 Resmi:

Özellikle COVID-19 pandemisi sonrası, işgücünün önemli bir kısmının mevcut işlerinden ayrılmasıyla karakterize edilen ekonomik bir trend.

💬 Gerçek:

Pandemi sonrası ofis politikaları ve düşük maaşlardan sıkılan binlerce çalışanın toplu istifası.

"Şirketimiz, 'Great Resignation' sonrası boşalan pozisyonları doldurmakta zorlanıyor."
😬😬😬

Return to Office (RTO)

📖 Resmi:

Uzaktan çalışma veya hibrit çalışma modelinden tam zamanlı ofis ortamına geri dönüş politikası.

💬 Gerçek:

Evden çalışmanın rahatlığını bırakıp, trafikte zaman kaybederek sabahları ofise gelme zorunluluğu.

"Yönetim, 'Return to Office' kararını açıklayınca motivasyon seviyemiz düştü."
⭐⭐ 😬😬

Quiet Quitting

📖 Resmi:

İş tanımında belirtilen minimum görevleri yerine getirerek işe olan bağlılığı azaltmak, fazladan çaba göstermemek ve iş-yaşam dengesini korumak.

💬 Gerçek:

Aslında istifa etmeden, sadece maaşın karşılığını vermeye odaklanıp fazladan bir şey yapmayarak 'içinden istifa etmek'.

"Yeni nesil, kariyerlerinde ilerlemek yerine 'quiet quitting' yaparak iş-yaşam dengelerini korumayı tercih ediyor."
⭐⭐⭐ 😬😬😬

Disruption

📖 Resmi:

Bir endüstriyi, pazarı veya iş modelini kökten değiştiren yenilikçi bir ürün, hizmet veya teknoloji.

💬 Gerçek:

'Her şeyi altüst eden, ezber bozan bir fikir' demenin havalı ve bazen abartılı hali; genellikle startup'ların büyük şirketleri tehdit etmesi durumunda kullanılır.

"Yapay zeka teknolojileri, birçok sektörü disruption'a uğratma potansiyeli taşıyor, hazırlıklı olmalıyız."
⭐⭐ 😬😬

Friction

📖 Resmi:

Bir süreçte veya sistemde karşılaşılan direnç, engeller veya zorluklar.

💬 Gerçek:

'İşler neden yavaş ilerliyor?' sorusunun teknik ve soğuk cevabı; 'takılmalar' veya 'tıkanıklıklar' demenin kurumsal yolu.

"Müşteri deneyimindeki friction noktalarını tespit edip gidermemiz gerekiyor, yoksa müşteri kaybederiz."
⭐⭐ 😬😬😬

Upskill / Reskill

📖 Resmi:

Upskill: Mevcut işinde daha iyi olmak için yeni beceriler öğrenmek. Reskill: Yeni bir iş için tamamen farklı beceriler öğrenmek.

💬 Gerçek:

'İşsiz kalmamak için yeni şeyler öğrensen iyi olur' veya 'Çalışanlarımızı modernize ediyoruz' demenin kibar yolu; genellikle yeni teknolojilere adaptasyon için söylenir.

"Dijitalleşme çağında, çalışanlarımızın sürekli upskill ve reskill yapması kritik, yoksa geride kalırız."
⭐⭐ 😬

Churn

📖 Resmi:

Müşteri kaybı oranı; belirli bir dönemde ürün veya hizmeti kullanmayı bırakan müşteri sayısı.

💬 Gerçek:

'Müşterilerimiz kaçıyor!' demenin, finansal raporlarda daha az dramatik duran hali; aslında bir şirketin en büyük kabuslarından biri.

"Bu çeyrekte müşteri churn oranımızı %5 düşürmeyi hedefliyoruz, bunun için sadakat programı başlatacağız."
⭐⭐ 😬

Retention

📖 Resmi:

Müşterileri veya çalışanları elde tutma, sadakatlerini sağlama yeteneği.

💬 Gerçek:

'Müşterilerimizi/çalışanlarımızı kaybetmemek için ne yapıyoruz?' sorusunun profesyonelce ifade edilişi; genellikle uzun vadeli planlamayı içerir.

"Yeni müşteri retention stratejileri geliştirmek için bir workshop düzenlemeliyiz."
⭐⭐ 😬😬

SME

📖 Resmi:

Subject Matter Expert (Konu Alanı Uzmanı). Belirli bir konu alanında derinlemesine bilgi ve deneyime sahip uzman kişi.

💬 Gerçek:

'Konuyu gerçekten bilen birini bulalım' demek yerine kullanılan, daha resmi terim; genellikle toplantıya çağrılan ama az konuşan kişi.

"Yeni projemizde, hukuk departmanından bir SME'nin görüşlerini almamız gerekiyor."
⭐⭐ 😬😬

Ramp up

📖 Resmi:

Bir faaliyeti, üretimi veya beceriyi hızla artırmak, geliştirmek veya başlatmak.

💬 Gerçek:

'Daha hızlı ol, çabuk öğren, hemen başla' demenin kibar ve kurumsal yolu; genellikle acil durumlar için kullanılır.

"Yeni ekibin pazarlama kampanyalarını hızlıca ramp up etmesi ve hedeflere ulaşması gerekiyor."
😬

Deck

📖 Resmi:

Genellikle bir sunum için hazırlanmış slayt destesi (PowerPoint, Keynote vb.).

💬 Gerçek:

'Bana o sunumu yolla' demenin havalı yolu; çoğu zaman fazla slayttan oluşan bir raporun diğer adı.

"Yarınki yatırımcı toplantısı için deck'i son kez gözden geçirelim, eksik kalmasın."
⭐⭐ 😬😬

Buy-in

📖 Resmi:

Bir fikir, proje veya plana başkalarının onayını ve desteğini almak, benimsemelerini sağlamak.

💬 Gerçek:

'İnsanları benim fikrimi kabul etmeye ikna ettim' demenin kurumsal hali; bazen sadece yöneticileri razı etmek anlamına gelir.

"Yeni stratejimiz için üst yönetimden buy-in almamız kritik öneme sahip, aksi halde ilerleyemeyiz."
😬😬

Blended (work/model)

📖 Resmi:

Karma çalışma modeli; ofis ve uzaktan çalışmanın bir kombinasyonu.

💬 Gerçek:

Hem ofise gelip trafik çekmek, hem de evden çalışıp sürekli online olmak zorunda kalmak; genellikle 'esneklik' adı altında daha fazla mesaiye yol açar.

"Şirket olarak blended çalışma modeline geçerek hem esnekliği hem de ekip içi etkileşimi artırmayı hedefliyoruz."
⭐⭐ 😬😬

Pain Point

📖 Resmi:

Bir müşterinin, kullanıcının veya bir sürecin karşılaştığı belirli bir sorun, zorluk veya rahatsızlık.

💬 Gerçek:

'Müşterinin canını sıkan şey ne?' sorusuna verilen, daha havalı ve analitik yanıt; sorun tespiti için kullanılır.

"Müşteri geri bildirimleri, ödeme sürecindeki pain point'leri net bir şekilde ortaya koydu, bunları çözmeliyiz."