Dev / Tech Jargonlarını Öğren
Yazılımcı ve teknoloji jargonu
Kullanım Sıklığı
●●●●● Çok Sık Kullanılanlar - Bunları mutlaka bilin!
FAQ
KISALTMAFrequently Asked Questions - Sıkça Sorulan Sorular
Her websitede, uygulamada veya hizmette kullanıcıların sürekli sorduğu aynı soruları topladığın bölüm. Müşteri hizmetlerinin 'bunu bin kere açıkladık artık' dediği konular.
OOP
KISALTMAObject Oriented Programming - Nesne Yönelimli Programlama
Kodları nesneler halinde düzenleyerek yazan programcıların kullandığı programlama yaklaşımı. Developer'lar arasında günlük konuşmalarda sıkça geçer.
JSON
KISALTMAJavaScript Object Notation - veri değişimi için kullanılan hafif, metin tabanlı veri formatı
Geliştiricilerin API'lar arasında veri göndermek için kullandığı basit veri formatı, XML'e göre daha temiz ve okunabilir
SDK
KISALTMASoftware Development Kit - Yazılım geliştiricilerin belirli bir platform, framework veya sistem için uygulama oluşturmalarını sağlayan araç, kütüphane ve dokümantasyon seti
Geliştiricilere 'al bu araçları kullan, hayatını kolaylaştır' diyen hazır paket. Sıfırdan kod yazma derdinden kurtarıp işini hızlandıran kurtarıcı araç seti.
CRUD
KISALTMACreate, Read, Update, Delete - Veri tabanı ve yazılım uygulamalarında temel dört işlemi ifade eden kısaltma
Yazılımcıların sürekli yaptığı dört temel işlem: veri oluşturmak, okumak, güncellemek ve silmek. Her yazılım projesinin temeli sayılır.
QA
KISALTMAQuality Assurance - Kalite Güvencesi
Yazılımdaki hataları bulan, test eden ve geliştiricilerin canını sıkan ama vazgeçilmez kişi
DNS
KISALTMADomain Name System - İnternet üzerinde alan adlarını IP adreslerine çeviren hiyerarşik ve dağıtık bir isimlendirme sistemi
İnternette alan adlarını IP adreslerine çeviren sistem. Basitçe google.com yazdığında hangi sunucuya gideceğini bulan rehber.
CMS
KISALTMAContent Management System - İçerik Yönetim Sistemi
Websitelerinin içeriğini kod bilgisi olmadan düzenleyebileceğin sistem. WordPress, Drupal gibi platformlar bunun örneği.
FS
KISALTMAFull Stack Developer - hem frontend hem de backend geliştirme yapabilen yazılım geliştiricisi
Her şeyi yapabilen süper dev (ya da en azından öyle sanılan), frontend'den backend'e kadar tüm katmanlarda çalışabilen geliştirici
FE
KISALTMAFront-end Development - Web sitelerinin ve uygulamaların kullanıcı arayüzü geliştirme süreci
Websitelerinin görünen kısmını yapan işçilik. Kullanıcının dokunduğu, gördüğü her şey senin elinin altında.
SQL
KISALTMAStructured Query Language - Veritabanı yönetim sistemleri için standartlaştırılmış sorgu dili
Veritabanından veri çekmek, güncellemek, silmek için kullanılan programlama dili. Geliştiricilerin günlük hayatının vazgeçilmez parçası
MVC
KISALTMAModel-View-Controller yazılım tasarım deseninin kısaltması
Yazılım kodunu üç katmana ayıran popüler mimari yaklaşım - veri (Model), arayüz (View) ve mantık (Controller) ayrımı
HTML
KISALTMAHyperText Markup Language - Web sayfalarının yapısını oluşturmak için kullanılan standart işaretleme dili
Web sayfası kodlamanın temel taşı, her web geliştiricinin bilmesi gereken temel dil. 'HTML bil de konuşalım' mantığı.
CSS
KISALTMACascading Style Sheets - Web sayfalarının görsel tasarımını ve düzenini belirlemek için kullanılan stil dili
Web sitelerinin güzel görünmesi için kullanılan kodlama dili. HTML'in çirkin halini güzelleştiren büyülü araç.
IDE
KISALTMAIntegrated Development Environment - Yazılım geliştirme için kod editörü, derleyici, hata ayıklayıcı gibi araçları bir arada sunan entegre geliştirme ortamı
Kodcuların hayatını kolaylaştıran, her şeyin bir arada olduğu yazılım geliştirme programı. Visual Studio, IntelliJ IDEA, Eclipse gibi.
SSH
KISALTMASecure Shell - Güvenli ağ protokolü ve komut satırı aracı
Uzaktaki bir sunucuya güvenli şekilde bağlanıp terminal üzerinden işlem yapma yöntemi, geliştiricilerin ve sistem yöneticilerinin vazgeçilmezi
AWS
KISALTMAAmazon Web Services - Amazon'un bulut bilişim platformu ve hizmetleri
Amazon'un sunduğu bulut altyapısı ve servisleri. Geliştiriciler ve şirketler için vazgeçilmez platform.
DB
KISALTMADatabase - Veritabanı
Verilerin organize şekilde saklandığı dijital depo. Geliştiriciler arasında günlük konuşmalarda sürekli kullanılır.
BOT
KISALTMABelirli görevleri otomatik olarak yerine getiren bilgisayar programı
İnsanların yapması gereken işleri otomatik olarak yapan yazılım. Chatbot'tan oyun botuna, sosyal medya botundan alışveriş botuna kadar geniş bir yelpazede kullanılır.
API
KISALTMAApplication Programming Interface - Uygulamalar arası veri alışverişini sağlayan arayüz
Yazılımcıların sürekli kullandığı, iki programın birbiriyle konuşmasını sağlayan köprü. 'API entegrasyonu yap' denince developer'lar içten içe 'yine mi?' der.
UI
KISALTMAUser Interface - Kullanıcı Arayüzü, kullanıcıların bir yazılım, uygulama veya sistem ile etkileşime girdiği görsel ve işlevsel elemanlardır
Uygulamanın görünen yüzü, kullanıcının dokunduğu, tıkladığı, gördüğü her şey. Basitçe 'arayüz' demek yerine havalı görünmek için UI diyorlar
UX
KISALTMAUser Experience - Kullanıcı deneyimi, bir ürün veya hizmetin kullanıcı tarafından nasıl algılandığı ve deneyimlendiği
Dijital ürünlerde kullanıcının ne kadar kolay ve keyifli deneyim yaşadığı. Genelde tasarımcıların ve geliştiricilerin sürekli kafasını karıştırdığı ama patron için çok önemli olan şey.
Kubernetes (K8s)
KISALTMAKonteynerize edilmiş iş yüklerini ve hizmetleri otomatikleştirmek, dağıtmak, ölçeklendirmek ve yönetmek için kullanılan açık kaynaklı bir sistem.
Konteynerlerin kralı; tüm mikroservisleri ve uygulamaları bulutta düzenli tutan orkestra şefi.
Generative AI
Metin, görsel, ses, kod veya diğer veri türlerini sıfırdan oluşturabilen yapay zeka modellerini kapsayan geniş bir kategori.
Yaratıcı, üreten yapay zeka; yazan, çizen, besteleyen veya kod yazan AI'ların genel adı.
SaaS
KISALTMASoftware as a Service (Hizmet Olarak Yazılım). Yazılım uygulamalarının üçüncü taraf bir sağlayıcı tarafından barındırıldığı ve müşterilere internet üzerinden abone tabanlı olarak sunulduğu bir dağıtım modeli.
Yazılımı kurma, güncelleme derdiyle uğraşma; abone ol, kullan gitsin. Kiracı gibi düşün, yazılımı satın almıyorsun, sadece kullanma hakkını alıyorsun.
CI/CD
KISALTMASürekli Entegrasyon/Sürekli Dağıtım. Yazılım geliştirme süreçlerini otomatikleştiren bir dizi pratik.
Kod yazdıktan sonra testlerin otomatik çalışması ve uygulamanın canlıya gitmesi için kurulan sihirli boru hattı. 'Yaşasın, CI/CD'miz bozulmadı!'
LGTM
KISALTMALooks Good To Me
Kod incelemedim ama merge'le gitsin
●●●●○ Sık Kullanılanlar - Günlük işlerde karşılaşırsınız
dhcp
KISALTMADynamic Host Configuration Protocol - Ağdaki cihazlara otomatik IP adresi atama protokolü
Bilgisayarların internete bağlanabilmesi için gerekli ayarları otomatik olarak veren sistem
AFAIK
KISALTMAAs Far As I Know - Bildiğim kadarıyla anlamında kullanılan İngilizce kısaltma
Bir şey hakkında kesin bilgin olmadığını ama elindeki bilgiyi paylaştığını belirtmek için kullanırsın
BE
KISALTMABack-end, arka uç geliştirme
Kullanıcıların görmediği sunucu tarafı kodlama işleri - veritabanı, API, sunucu mantığı gibi işlerle uğraşan geliştiricinin alanı
SSL
KISALTMASecure Sockets Layer - İnternet üzerinde güvenli veri iletişimi sağlayan kriptografik protokol
Websitelerinin güvenli olduğunu gösteren o yeşil kilit işareti, https'in arkasındaki teknoloji
VPN
KISALTMAVirtual Private Network - İnternet üzerinden güvenli ve şifreli bağlantı sağlayan teknoloji
İnternette gizlice takılmak, engelli sitelere girmek veya IP adresini gizlemek için kullanılan 'sihirli' program
CTO
KISALTMAChief Technology Officer - Teknolojiden Sorumlu Başkan
Şirketteki teknoloji kararlarını alan, geliştirme ekiplerini yöneten ve teknolojik stratejileri belirleyen üst düzey yönetici
PO
KISALTMAProduct Owner - Scrum metodolojisinde ürün backlog'undan sorumlu olan rol
Projede ne yapılacağına karar veren, geliştiricilere iş veren ve sürekli fikrini değiştiren kişi
KISS
KISALTMAKeep It Simple, Stupid - Basit tut, aptal
Karmaşıklıktan kaçın, işleri olabildiğince basit tutun. Fazla komplike çözümler yerine sade ve anlaşılır olanları tercih edin.
P2P
KISALTMAPeer-to-Peer - Merkezi bir sunucu olmadan ağdaki bilgisayarların doğrudan birbirleriyle iletişim kurduğu sistem
Aracısız, direkt kişiden kişiye olan her türlü sistem - dosya paylaşımından kripto transferine kadar
DWH
KISALTMAData Warehouse - İşletmelerin karar verme süreçlerini desteklemek için farklı kaynaklardan toplanan verilerin depolandığı merkezi sistem
Şirketin bütün verilerinin toplandığı büyük dijital depo. Analistlerin ve yöneticilerin 'veri madenciliği' yaptığı yer.
RFC
KISALTMARequest for Comments - İnternet standartlarını ve protokollerini tanımlayan teknik dokümanlara verilen isim
Teknik insanların 'bu böyle olsun mu?' diye sorduğu ve sonra herkesin kullandığı internet kuralları kitabı
Cost Optimization
Bulut kaynakları, lisanslar, operasyonel giderler gibi teknoloji harcamalarını düşürerek veya verimliliği artırarak maliyet etkinliğini maksimize etme süreci.
'Para saçmayı bırakıp akıllıca harcayalım' stratejisi; daha az maliyetle daha çok iş yapmak.
Webhooks
Bir uygulamanın veya hizmetin belirli bir olay meydana geldiğinde (örn. yeni veri girişi, durum değişikliği) başka bir uygulamaya otomatik olarak HTTP POST isteği göndererek bilgi iletmesini sağlayan bir mekanizma.
Bir şey olunca otomatik haber veren 'tetikleyici' mesajlar; 'sen bunu yapınca bana haber ver' diyen sistemler.
Tech Stack
Bir yazılım uygulaması geliştirmek ve çalıştırmak için kullanılan programlama dilleri, çerçeveler (frameworks), veritabanları, sunucular ve diğer araçların kombinasyonu.
Bir yazılım projesini ayakta tutan tüm teknoloji yığını; 'bu neyle yazıldı?' sorusunun detaylı cevabı.
Fine-tuning
Önceden eğitilmiş bir yapay zeka modelini, belirli bir görev veya veri kümesi üzerinde ek eğitimle özelleştirme ve performansını artırma süreci.
Hazır bir AI'yı alıp, kendi özel işine göre biraz daha eğiterek akıllandırmak.
Telemetry
Uzaktan ölçüm verilerinin (sistem performansı, olay günlükleri, metrikler vb.) otomatik olarak toplanması ve iletilmesi süreci. Genellikle sistemlerin sağlık durumunu ve davranışını izlemek için kullanılır.
Sistemin ne yaptığını uzaktan bize haber veren 'casus' verileri. Uygulamanın içinden gelen tüm o ilginç sayılar ve loglar.
SRE (Site Reliability Engineering)
KISALTMAYazılım mühendisliği prensiplerini operasyonel görevlere uygulayarak büyük ölçekli sistemlerin güvenilirliğini, kullanılabilirliğini ve performansını artırmayı hedefleyen bir disiplin.
DevOps'un daha havalı, daha mühendislik odaklı versiyonu. Her şeyi otomatikleştirene kadar uyumayan adam.
API Gateway
Mikroservis mimarilerinde veya karmaşık API sistemlerinde, istemcilerden gelen istekler için tek bir giriş noktası sağlayan, isteklere yönlendirme, kimlik doğrulama, hız sınırlama gibi işlevleri yürüten bir sunucu veya hizmet.
Mikroservis labirentinde kaybolmamak için tüm isteklerin geçtiği ana kapı. Güvenlikçi, yönlendirici ve trafik polisi hepsi bir arada.
GraphQL
İstemcilerin ihtiyaç duydukları veriyi tam olarak ve tek bir istekte isteyebilmeleri için sunucu tarafında veri sorgulama ve manipülasyon dili ve çalışma zamanı.
'Bana sadece bu alanları ver, fazlasını istemiyorum' diyen, REST'ten daha seçici ve açgözlü API. Tek istekte her şey gelsin kafası.
SSR
KISALTMAServer-Side Rendering (Sunucu Tarafında Oluşturma). Web sayfasının HTML'inin sunucu tarafında oluşturulup tarayıcıya gönderilmesi ve tarayıcıda doğrudan görüntülenebilmesi.
Sayfa hemen yüklensin, kullanıcı boş ekran görmesin diye HTML'i sunucuda hazırlayıp gönderiyoruz. Hem SEO'ya iyi hem de hızlı açılır.
Zero-Trust
Hiçbir kullanıcıya, cihaza veya ağ segmentine varsayılan olarak güvenilmemesi, her erişim talebinin sürekli olarak doğrulanması prensibine dayanan bir siber güvenlik modeli.
İçeride bile olsan kimseye güvenme, sürekli kimliğini kanıtla. Tam bir güvenlik paranoyası ama işe yarıyor.
A/B Testing
Bir ürünün, web sayfasının veya uygulamanın iki veya daha fazla varyantını (A ve B) kullanıcılara rastgele göstererek hangisinin daha iyi performans gösterdiğini belirlemek için kullanılan deneysel bir yöntem.
Hangi düğmenin daha çok tıklandığını, hangi başlığın daha çok etkileşim aldığını anlamak için kullanıcıları farkında olmadan kobay olarak kullanma.
MFA
KISALTMAMulti-Factor Authentication (Çok Faktörlü Kimlik Doğrulama). Kullanıcının kimliğini doğrulamak için iki veya daha fazla bağımsız kimlik doğrulama faktörü (örneğin, şifre ve telefon kodu) gerektiren güvenlik yöntemi.
Şifren çalınsa bile hesabına girmelerini engelleyen ekstra güvenlik katmanı. Can sıkıcı ama kesinlikle gerekli.
Low-code / No-code
Minimum veya hiç kod yazmadan yazılım uygulamaları geliştirmeyi sağlayan platformlar veya yaklaşımlar.
Teknik bilgisi olmayanların 'ben de yazılım yapabilirim' demesinin yolu. Prototip çıkarmak için süper ama derin işler için... eh.
Imposter Syndrome
Özellikle yüksek başarı elde eden bireylerin, başarılarını hak etmediklerini veya aslında yetenekli olmadıklarını düşünmeleri, başkalarını kandırdıklarına inanmaları psikolojik durumu.
'Ben aslında bu işi bilmiyorum, yakında anlaşılacak' hissi; her yetenekli yazılımcının gizli korkusu. 'Yine imposter syndrome beni vurdu, sanki hiçbir şey bilmiyormuşum gibi hissediyorum.'
DRY
KISALTMADon't Repeat Yourself (Kendini Tekrar Etme). Yazılım geliştirmede, aynı bilgi veya kod parçasını birden fazla yerde bulundurmamayı teşvik eden bir prensip.
'Aynı kodu bir daha yazıyorsan hata yapıyorsun' prensibi; tembel ama akıllı kod yazıcının mottosu. 'Bu method çok DRY prensibine aykırı, refactor etmeliyiz.'
Refactor
Bir yazılımın dışarıdan görünen davranışını değiştirmeden, iç yapısını veya kodunu iyileştirme süreci.
Kod 'çirkinleşmeye' başladığında onu daha okunaklı, bakımı kolay hale getirme bahanesi; 'kodu güzelleştiriyoruz' demenin havalı yolu. 'Bu modülün acilen refactor edilmesi gerekiyor, kimse anlamıyor ne yazdığını.'
Ship It
Bir yazılım ürününü, özelliğini veya güncellemesini tamamlayıp kullanıcılara sunmak, dağıtmak veya yayınlamak.
'Tamam, hazırız, canlıya alıyoruz!' demenin kısa ve heyecanlı yolu. Bazen 'Ship It!' diye bağırılır.
IaC
KISALTMAInfrastructure as Code (Altyapı Kod Olarak). Altyapıyı (ağlar, sunucular, veritabanları vb.) manuel yapılandırmak yerine, kod kullanarak yönetme ve sağlamlaştırma pratiği.
Sunucuları ve ayarları kodla yazıp, 'tekrar tekrar tıklamayacağım' deme lüksü. 'IaC sayesinde yeni ortamlarımızı dakikalar içinde kurabiliyoruz.'
Observability
Bir sistemin iç durumunu, dışarıdan topladığı veriler (loglar, metrikler, izleme verileri) aracılığıyla ne kadar iyi anlayabildiğinizi ifade eden bir kavram.
Sistemin içini, sanki röntgenini çekiyormuş gibi görebilme yeteneği; 'Her şeyi görüyoruz, sıkıntı yok!' demek. 'Bu yeni hata için yeterli observability'imiz yok, daha fazla log eklemeliyiz.'
Microservices
Bir uygulamayı, birbirinden bağımsız olarak geliştirilebilen, dağıtılabilen ve ölçeklendirilebilen küçük, bağımsız hizmetler bütünü olarak yapılandırma mimarisi.
Büyük uygulamayı minik parçalara bölüp, her parçayı ayrı bir ekip yönetiyor gibi takılma stratejisi. 'Monolitten microservices'e geçmek büyük bir çaba gerektirdi.'
Serverless
Geliştiricilerin sunucu yönetimiyle ilgilenmeden, sadece kodlarına odaklandığı bir bulut bilişim yürütme modeli. Bulut sağlayıcısı altyapıyı otomatik olarak yönetir.
'Sunucu mu? Onu biz düşünmüyoruz, bulut hallediyor' diyerek kendini havalı hissetme durumu. 'Serverless mimari sayesinde operasyonel yükümüz çok azaldı.'
Web3
Blok zinciri teknolojileri, merkeziyetsizlik ve token ekonomileri üzerine kurulu internetin yeni evrimi veya vizyonu.
İnternetin 'merkeziyetsiz' ve 'senin verin senin' diyen havalı yeni versiyonu; kripto ve NFT'lerle dolu dünya. 'Gelecek Web3'te, şimdiden yerimizi alalım.'
Containerization
Uygulamaları ve bağımlılıklarını izole edilmiş, taşınabilir bir ortamda (container içinde) paketleme süreci.
Uygulamayı kutuya koyup 'nerede çalışırsan çalış, benim ortamım değişmez' demek. 'Eskiden deploy etmek kabustu, şimdi containerization sayesinde çok kolay.'
Prompt Engineering
Yapay zeka modellerine (özellikle Büyük Dil Modelleri - LLM'ler) istenen çıktıyı alabilmek için en etkili girdiyi (prompt) tasarlama ve optimize etme süreci.
Yapay zekaya doğru soruyu sorarak istediğin cevabı alma sanatı, sihirli kelimeleri bulma. 'Bütün gün prompt engineering yapmaktan beynim yandı.'
LLM
KISALTMALarge Language Model (Büyük Dil Modeli). İnsan dilini anlama, üretme ve işleme yeteneğine sahip, çok büyük veri kümeleri üzerinde eğitilmiş yapay zeka modelleri.
Bize göre her şeyi bilen, metin tabanlı robot beyni. 'Bizim LLM yine anlamını bilmediğim bir sürü kelime uydurdu.'
Technical Debt
Sonraya bırakılan teknik iyileştirmeler
Deadline yetişsin diye yazılan berbat kod
●●●○○ Orta Sıklıkta - Düzenli olarak duyarsınız
Arız
Engel, aksaklık, kusur, bozukluk, arıza
Bir sistemde, cihazda veya süreçte meydana gelen beklenmedik sorun, bozukluk
YTS
KISALTMAYIFY Torrents sitesinin kısaltması
Kaliteli film torrentleriyle ünlü olan YIFY torrent sitesi, genelde küçük dosya boyutlarıyla bilinen popüler torrent kaynağı
AYOR
KISALTMAAt Your Own Risk - kendi sorumluluğunuzda, riskiniz size ait
Bu işi yaparsan sonuçlarına sen katlan, benden uyarı geldi
Dogfooding
Bir şirketin kendi ürettiği ürün veya hizmetleri dahili olarak kullanması pratiği. Amaç, ürünün kalitesini ve kullanılabilirliğini test etmek ve geliştirmektir.
Kendi yemeğini yemek; kendi ürününü kendin kullan ki eksiklerini ve geliştirilmesi gereken yönlerini ilk elden gör.
Cloud Agnostic
Belirli bir bulut sağlayıcısına (örn. AWS, Azure, GCP) bağımlı olmayacak şekilde tasarlanmış veya geliştirilmiş yazılım veya altyapı. Farklı bulut ortamlarında çalışabilme yeteneği.
'Ben her bulutta çalışırım, kimseye muhtaç değilim' diyen teknoloji; bulutlar arası geçişe imkan tanıyan esnek yapı.
Domain-Driven Design (DDD)
Karmaşık yazılım sistemlerinin geliştirilmesi sırasında iş alanı (domain) ve iş mantığına odaklanan, bu alanı modelleyerek yazılımın tasarımını yönlendiren bir yazılım geliştirme yaklaşımı.
Kodu işin kendisine göre tasarlamak, işin dilini ve kavramlarını doğrudan kod içine yansıtmak.
API-First
Bir uygulamanın veya hizmetin geliştirilmesine, önce API'sinin tasarlanması ve tanımlanmasıyla başlanan bir yazılım geliştirme yaklaşımı.
Önce kapıyı tasarla, sonra binayı inşa et mantığı; uygulamanın dış dünyayla nasıl konuşacağını en başta belirlemek.
Shift Left
Yazılım geliştirme sürecinde test, güvenlik ve kalite kontrol gibi faaliyetleri döngünün daha erken aşamalarına (soluna) taşımayı savunan bir metodoloji.
Sorunları sona bırakmak yerine en başta, daha kod yazılırken veya tasarım aşamasında çözmeye çalışmak; 'en başta önlem alalım' felsefesi.
IaC Drift
Infrastructure as Code (IaC) kullanılarak tanımlanan bir altyapının, zamanla manuel değişiklikler veya otomasyon dışı işlemler nedeniyle kodda belirtilen durumdan farklı bir hale gelmesi durumu.
Kodda yazdığın sunucu veya altyapının, birileri girip elle bir şeyler değiştirdiği için gerçekte farklı çalışmaya başlaması.
Prompt Chaining
Karmaşık bir görevi tamamlamak için birden fazla yapay zeka istemini (prompt) ardışık olarak birbirine bağlama tekniği; bir istemin çıktısının, bir sonraki istemin girdisi olarak kullanılması.
AI'ya bir soru sorup cevabını alıp, o cevaba göre yeni bir soru sorarak bir görev serisini tamamlamak; zincirleme sorgu.
Foundation Model
Geniş veri kümeleri üzerinde önceden eğitilmiş, çok çeşitli aşağı akış görevleri için uyarlanabilen büyük makine öğrenimi modelleri.
AI'ın 'her şeyin başlangıcı' olan devasa, genel amaçlı modeli; yeni nesil yapay zekanın temeli.
Digital Twin
Fiziksel bir varlığın, sistemin veya sürecin sanal bir kopyası. Gerçek zamanlı verilerle senkronize edilerek gerçek dünya nesnesinin davranışını ve performansını simüle eder.
Gerçek dünyadaki her şeyin bilgisayardaki ikizi, canlı ve güncel. Fabrikadaki makinenin dijital kopyasıyla uzaktan arıza tespiti yapmak gibi fütüristik şeyler.
Semantic Search
Kullanıcının arama sorgusunun ardındaki niyeti ve bağlamı anlayarak, anahtar kelimelerden ziyade anlam benzerliğine dayalı olarak daha alakalı sonuçlar döndüren bir arama teknolojisi.
Google'ın eski 'kelime kelime arama'sının daha zeki hali. Sen ne demek istediysen onu bulan, kelimeleri değil niyeti anlayan arama motoru.
WebAssembly (Wasm)
Modern web tarayıcılarında çalışmak üzere tasarlanmış düşük seviyeli bir ikili kod formatı. C, C++, Rust gibi dillerin web'de yakın yerel performansla çalışmasına olanak tanır.
Web sitelerini JavaScript'ten daha hızlı çalıştıran süper güçlü kod. Tarayıcıda oyun çalıştırmak için yeni nesil teknoloji.
SBOM (Software Bill of Materials)
KISALTMABir yazılım ürününü oluşturan tüm bileşenlerin (açık kaynak ve tescilli) ve bağımlılıklarının ayrıntılı, iç içe geçmiş bir listesi.
Yazılımın içindeki her şeyin envanter listesi. Sana verilen yazılımın içinde ne halt olduğunu gösteren 'içindekiler' belgesi.
DevSecOps
KISALTMAGüvenlik uygulamalarının yazılım geliştirme yaşam döngüsünün her aşamasına (tasarım, geliştirme, test, dağıtım) entegre edildiği bir yaklaşım.
DevOps yaparken 'Güvenlik de vardı, unuttuk!' dememek için güvenliği en başından işin içine katmak. Hızlı ürün çıkarırken hacklenmemek için güvenlikçiyi de işin içine sokma çabası.
DORA Metrics
KISALTMADevOps Research and Assessment (DORA) tarafından tanımlanan ve yazılım dağıtım performansını ve operasyonel performansı ölçmek için kullanılan dört temel metrik (Dağıtım Sıklığı, Değişiklik Öncesi Süre, Değişiklik Başarısızlık Oranı, Kurtarma Süresi).
Ekibin ne kadar hızlı ve hatasız çalıştığını gösteren karneler. DevOps müdürünün sizi sorguladığı 4 ana soru.
Service Mesh
Mikroservis mimarilerinde hizmetler arası iletişimi (trafik yönlendirme, gözlemlenebilirlik, güvenlik) yönetmek için bir yazılım katmanı. Genellikle sidecar proxy'leri aracılığıyla uygulanır.
Mikroservisler birbirleriyle kavga etmesin, trafik düzgün aksın diye araya giren ağabey/abla. Kapsayıcı (container) orkestrasyonunun iletişim sorunlarını çözen sihirli değnek.
Chaos Engineering
Bir sistemin üretim ortamındaki zayıflıklarını proaktif olarak ortaya çıkarmak için kasıtlı ve kontrollü bir şekilde arızalar enjekte etme pratiği.
Sistemi kırmadan önce kendimiz kırıp, 'Bakın ne kadar sağlamız!' demek. Sistemin sağlamlığını test etmek için ona kasıtlı olarak zarar verme oyunu.
AI Hallucination
Yapay zeka modellerinin, özellikle büyük dil modellerinin (LLM), gerçek dışı, mantıksız veya doğrulanamayan bilgiler üretmesi durumu. Model, kendine güvenli bir şekilde yanlış bilgi sunar.
AI'ın kafadan atması, uydurması. ChatGPT'nin sana yalan söylerken bile aşırı emin olması.
GitOps
Operasyonel altyapının Git depolarında bildirimsel olarak tanımlandığı ve dağıtımların otomatikleştirildiği bir operasyonel çerçeve. Tüm sistem durumu Git üzerinden izlenir ve yönetilir.
Altyapının da kod gibi Git'te durması ve değişikliklerin pull request ile yapılması. Her şeyi Git'ten yönetme takıntısı.
MLOps
KISALTMAMakine Öğrenimi operasyonları; makine öğrenimi modellerinin geliştirilmesinden dağıtımına, izlenmesine ve yönetilmesine kadar tüm yaşam döngüsünü otomatikleştiren ve standartlaştıran bir dizi uygulama.
AI'ı sadece kod yazmak değil, gerçek hayatta çalıştırmak için tüm o sıkıcı altyapı işleri. Data Scientist'in yazdığı kodu production'a alırken DevOp'sçının yaşadığı krizlere verilen havalı isim.
Synthetic Data
Gerçek verilerin istatistiksel özelliklerini taklit eden, algoritmik olarak oluşturulmuş veri.
Gerçek veri bulamadığımızda, yetersiz olduğunda ya da gizlilik endişeleri olduğunda, yapay zeka ile ürettiğimiz sahte ama iş gören veri.
Headless CMS
İçerik depolama ve yönetimi sağlayan ancak içeriğin sunumundan (frontend) tamamen ayrılmış olan bir içerik yönetim sistemi.
İçeriği ayrı yönet, istediğin yerden (mobil uygulama, web sitesi, akıllı saat) çek, göster. Başı koparılmış CMS de diyebiliriz.
Platform Engineering
Geliştiricilerin uygulama oluşturmasını, dağıtmasını ve yönetmesini kolaylaştıran dahili araç ve hizmet setlerini (dahili geliştirici platformu) tasarlama, inşa etme ve sürdürme disiplini.
DevOps'un bir sonraki evrimi veya daha spesifik bir alanı. Geliştiricinin hayatını kolaylaştırma iddiasıyla ortaya çıkan yeni 'kahramanlar' ekibi.
Edge Computing
Veri işleme ve depolamayı, verinin üretildiği veya kullanıldığı coğrafi konuma (ağın 'kenarına') yaklaştıran bir dağıtık bilişim paradigması.
Veriyi buluta yollayıp beklemek yerine, hemen yanında, olay yerinde işlemeye çalışmak. Özellikle IoT cihazları için lazım.
RAG
KISALTMARetrieval Augmented Generation (Geri Çekme Destekli Üretim). Büyük Dil Modelleri'nin (LLM) dış kaynaklardan bilgi alarak cevap üretme yeteneğini artıran bir AI mimarisi.
LLM'in uydurmasını (halüsinasyon) engellemek için, ona 'bak bakalım, bu da var' diyerek dışarıdan bilgi besleme sanatı.
Vector Database
Verileri yüksek boyutlu vektörler olarak depolayan ve bu vektörler arasındaki anlamsal benzerlikleri hızlıca arayabilen özel bir veritabanı türü.
LLM'lerin 'hafızası' gibi düşünebilirsin; metinleri, görselleri anlamlı sayılara çevirip depoluyor ki sonra benzer olanları bulabilsin.
FinOps
KISALTMAFinans ve operasyon ekiplerinin bulut harcamalarını yönetmek, optimize etmek ve kültürel bir işbirliği sağlamak için uyguladığı bir dizi pratik ve kültür.
Bulut faturası çok kabarınca, geliştiricilerin maliyeti düşünerek kod yazmaya zorlanması durumu. 'Para yakma' demek yerine FinOps diyoruz.
Monorepo
Birden çok projenin veya paketin tek bir sürüm kontrol deposunda (repository) tutulduğu bir yazılım geliştirme stratejisi.
Bütün kodları tek bir devasa klasöre doldurup, 'tek yerden yönetelim, daha kolay' deme fikri. 'Monorepo'ya geçmek başlangıçta karmaşık olsa da, bağımlılıkları yönetmeyi kolaylaştırdı.'
●●○○○ Ara Sıra Kullanılanlar - Bazen karşılaşırsınız
Agentic AI
Hedefler belirleyebilen, planlar oluşturabilen, bu planları uygulayabilen ve ortamla etkileşime girerek adaptif davranışlar sergileyebilen otonom yapay zeka sistemleri.
Kendi başına düşünebilen, karar verebilen ve bir görevi baştan sona yönetip tamamlayabilen 'akıllı' yapay zeka.
Data Mesh
Veri alanlarını (domain) veri ürünleri olarak ele alan, merkezi olmayan bir veri mimarisi yaklaşımı. Verinin sorumluluğunu onu üreten ekiplere verir ve veriyi bir ürün olarak sunmalarını sağlar.
Verinin de mikroservisler gibi dağınık olmasını ve her ekibin kendi verisinden sorumlu olmasını savunan yeni bir akım. Büyük veri göllerinden kurtulup, veriyi daha yönetilebilir parçalara bölme çabası.
InnerSource
Açık kaynak geliştirme modelinin ve prensiplerinin (işbirliği, şeffaflık, kod paylaşımı) bir organizasyonun kendi içindeki yazılım geliştirmeye uygulanması.
Şirket içinde açık kaynak kod yapar gibi çalışmak, ama kimse dışarıdan görmüyor. Şirket içi 'community' oluşturup herkesin birbirinin koduna katkı sağlaması.