Yancı
Ana grubun veya kişinin yanında gezen, ona eşlik eden kişi.
Bir olayda veya grupta asıl işi yapmayan, ana karakterin/grubun yanına takılan, ondan faydalanan veya sadece yanında duran kişi. Genelde biraz pasif veya faydacı anlamı taşır.
Sokak ağzı ve günlük konuşma dili
Ana grubun veya kişinin yanında gezen, ona eşlik eden kişi.
Bir olayda veya grupta asıl işi yapmayan, ana karakterin/grubun yanına takılan, ondan faydalanan veya sadece yanında duran kişi. Genelde biraz pasif veya faydacı anlamı taşır.
Bir konu veya kişinin kamuoyunda, medyada veya sosyal medyada çok konuşulur hale gelmesi, dikkat çekmesi.
Bir olayın, bir kişinin veya bir durumun sosyal medyada veya günlük hayatta aniden popülerleşerek herkes tarafından konuşulur hale gelmesi, trendlere girmesi.
Dijital platformlarda beğeni, yorum, paylaşım gibi kullanıcı etkileşimlerini artırmaya çalışmak.
Özellikle sosyal medya hesaplarında, takipçi ve etkileşim sayılarını yapay veya abartılı yollarla yükseltmeye çalışmak, dikkat çekmek için çabalamak.
Boş konuşmak, anlamsız şeyler söylemek.
Gereksiz, anlamsız veya sıkıcı konuşmalar yapmak, laf kalabalığı etmek; karşı tarafı yormak.
Yüksek bir yerden aşağıya inmek; yere kapaklanmak.
Bir kişiye, bir ürüne, bir hobiye veya bir konuya karşı yoğun bir ilgi, takıntı veya hayranlık duymak; kendini kaptırmak, âşık olmak gibi güçlü bir bağ hissetmek.
Başkan, lider, komutan.
Genellikle erkekler arasında, yakın arkadaşlara veya saygı duyulan kişilere hitap ederken kullanılan samimi ve lakap niteliğinde bir hitap şekli. Bazen de abartılı bir övgü veya ironi için kullanılır.
Yer, mahal, konut.
Genellikle gençlerin buluştuğu, takıldığı, eğlendiği kafe, bar, restoran veya herhangi bir sosyal ortam.
Bir şeyin fitili olmak (bir olayın başlangıcını tetiklemek anlamında).
Bir durum veya kişiye karşı aşırı derecede sinirlenmek, bıkmak, patlama noktasına gelmek. Genellikle 'fitil etti' şeklinde, birinin başkasını sinirlendirmesi durumunda kullanılır.
Bir şeyi başka bir şeyle örtmek, dolamak.
Bir konuya, aktiviteye veya kişiye karşı yoğun ilgi duymak, içine çekilmek, hoşlanmak, bağımlısı olmak. Genellikle bir şeyin keyif verdiğini belirtmek için kullanılır.
Yok.
İnternet ortamında (sosyal medya, forumlar vb.) provoke edici, rahatsız edici veya yanıltıcı yorumlar/içerikler paylaşarak diğer kullanıcıları kızdırmak, rahatsız etmek veya oyalamak.
Yok.
Özellikle sosyal medya platformlarında (Instagram, X, Facebook vb.) bir fotoğraf, yazı, video veya herhangi bir içeriği paylaşmak, yayımlamak.
Yok.
Moralinin bozulması, keyfinin kaçması, motivasyonunun düşmesi, üzgün veya enerjisiz hissetmek.
Bir nehirdeki suyun hareketi; bir fikir veya düşüncenin yayılması.
Özellikle sosyal medya platformlarında (TikTok, Instagram vb.) hızla yayılan, birçok kişi tarafından taklit edilen bir trend, meydan okuma veya içerik türü.
Bir kası sıkmak; bir şeyi sıkıştırmak.
1. Gereksiz yere aşırı çaba sarf etmek, zorlamak. 2. Bir şeye kafayı takmak, takılmak. 3. Gerilmek, strese girmek. (Duyar kasmaktan farklı, daha genel bir zorlanma/çabalama hali).
Yok.
Bir soruna veya duruma karşı vurdumduymaz, geçiştirici, özgüvenli ama genellikle altı boş bir yaklaşım sergilemek; 'nasıl olsa bir şekilde halledilir' demenin ironik ve umursamaz hali. Genellikle sorunları erteleyen veya ciddiye almayan kişiler için kullanılır.
Ölü birini toprağa vermek; bir şeyi derine yerleştirmek.
Birini veya bir şeyi sert bir şekilde eleştirmek, yerin dibine sokmak, ağır biçimde kötülemek.
Bir bilgisayar faresinin tek tıklaması.
Biraz, azıcık, çok küçük bir miktar veya derece. 'Birazcık daha', 'bir kademe daha' anlamında kullanılır.
Duygu sömürüsü yapmak, hassas konular üzerinden sempati toplamak.
Bir konuda aşırı hassasiyet göstererek veya mağdur pozisyonuna girerek başkalarından ilgi/sempati çekmeye çalışmak, yapay bir duyarlılık sergilemek.
Bir makinedeki kayışın kopması.
Bir kişinin zihinsel olarak yorularak veya aşırı stres altında kalıp kontrolünü kaybetmesi, delirme noktasına gelmesi. Bunalıma girmek.
Yok (anlamsız ses).
Absürt, kaotik, komik veya saçma sapan durumları ifade etmek için kullanılan, popüler bir internet meme'inden türemiş kelime.