⚖️

Hukuk / Bürokrasi Jargonları

Mahkeme dili, resmi yazışma jargonu, bürokratik terimler

104 terim RSS Bingo
⭐⭐⭐ 😬

suistimal

📖 Resmi:

Bir hak, yetki veya gücün kötüye kullanılması, amacının dışında kullanılması

💬 Gerçek:

Elindeki yetkiyi, gücü veya imkanı kendi çıkarı için ya da yanlış amaçlarla kullanmak; 'yetkiyi sulandırmak'

"Müdür pozisyonunu suistimal ederek akrabalarını işe aldı."
⭐⭐⭐⭐ 😬😬

Arızi

📖 Resmi:

Tıp ve hukuk terminolojisinde 'dışarıdan gelen, tesadüfi, geçici' anlamında kullanılan Arapça kökenli terim

💬 Gerçek:

Doktorlar ve hukukçuların 'rastlantısal' veya 'dış faktörlerden kaynaklanan' demek için kullandığı ağır kelime

"Bu semptomlar arızi bir durumdan kaynaklanıyor, ciddi bir hastalık değil."
⭐⭐⭐ 😬

Bâtıl

📖 Resmi:

Hukukta geçersiz, hükümsüz, etkisiz olan; yasal değeri bulunmayan

💬 Gerçek:

Hukukçuların 'bu işlem hiçbir hükmü yok, tamamen geçersiz' demek için kullandığı klasik terim

"Bu sözleşme tamamen bâtıl, mahkemede hiçbir geçerliliği olmaz."
⭐⭐⭐ 😬

Bidayet

📖 Resmi:

Başlangıç, başlama, ilk adım

💬 Gerçek:

Bir işin, sürecin veya durumun en başı, ilk aşaması - genelde resmi veya ciddi konularda kullanılır

"Bu davanın bidayetinde hiç kimse bu kadar uzayacağını düşünmüyordu."
⭐⭐⭐ 😬😬

Daimi

📖 Resmi:

Sürekli, kalıcı, geçici olmayan, devam eden

💬 Gerçek:

Hukuki metinlerde 'sürekli' anlamında kullanılan ağır terim. Genelde resmi evrakta göz korkutmak için kullanılır.

"Daimi ikamet belgesi alması gerekiyor."
⭐⭐⭐ 😬

Emare

📖 Resmi:

Delil, belirti, işaret, iz

💬 Gerçek:

Hukuki süreçlerde bir durumun varlığını gösteren işaret veya belirti. Genellikle kesin delil değil ama şüphe uyandıran durumlar için kullanılır.

"Bu belgeler suçun işlendiğine dair güçlü bir emare teşkil ediyor."
⭐⭐⭐ 😬😬

Destur

📖 Resmi:

İzin, müsaade, geçiş hakkı

💬 Gerçek:

Resmi ortamlarda veya eski usul 'izin alabilir miyim' demek, biraz ağırbaşlı/ciddi ton

"Destur verin de şu konuyu açalım."
⭐⭐ 😬

Feragat

📖 Resmi:

Bir haktan vazgeçme, bir şeyi bırakma, terk etme anlamında hukuki terim

💬 Gerçek:

Genelde miras payından veya bir haktan vazgeçmek için imzalanan resmi belge

"Abim feragat imzaladı, babanın evini ben alacağım."
⭐⭐⭐ 😬😬

İstibdat

📖 Resmi:

Osmanlı İmparatorluğu'nda II. Abdülhamid dönemindeki mutlakıyetçi yönetim tarzı; zorba, baskıcı yönetim

💬 Gerçek:

Günümüzde herhangi bir otoriterlik, baskı, zorbalık durumunu tarihsel referansla eleştirmek için kullanılan kelime

"Bu şirketin yönetimi tam bir istibdat, kimse sesini çıkaramıyor."
⭐⭐⭐ 😬😬

İmtina

📖 Resmi:

Kaçınma, sakınma, çekinme, bir şeyden uzak durma

💬 Gerçek:

Hukuk ve bürokrasi dünyasında 'ben bu işe karışmam, mesafeli dururum' demek için kullanılan ağdalı terim

"Müvekkile tavsiyem bu davaya imtina etmesi yönünde."
⭐⭐⭐ 😬😬

İcabet

📖 Resmi:

Davet, çağrı veya talebe olumlu yanıt verme, kabul etme

💬 Gerçek:

Hukukçuların ve bürokratların 'evet dedim, kabul ettim' demek için kullandığı fancy kelime

"Müvekkil mahkeme çağrısına icabet etti ve duruşmaya katıldı."
⭐⭐⭐ 😬😬

Müşkül

📖 Resmi:

Zor, güç, güçlük çeken, problemli

💬 Gerçek:

Çözümü zor, karmaşık, başa çıkılması güç durum veya mesele

"Bu dava müşkül bir durum, kolay çözülecek gibi görünmüyor."
⭐⭐ 😬😬

Makam

📖 Resmi:

Resmi görev yeri, mevki, rütbe veya derece

💬 Gerçek:

Güçlü pozisyon, yetki sahibi olmak, statü sahibi olmak - genelde bürokraside veya iş dünyasında prestij ifade eden konum

"Adamın makamı var, bu işi halleder / Makam sahibi olunca herkes saygı gösteriyor"
⭐⭐ 😬😬😬

Mağdur

📖 Resmi:

Bir suçun veya haksız eylemin zarar verdiği kişi

💬 Gerçek:

Kendini sürekli haksızlığa uğramış gösteren, durumdan şikayetçi olan kişi; bazen gerçekten zarar görmüş, bazen de kurban rolü oynayan

"Yine mağdur edebiyatı yapma, herkesin başına gelir böyle şeyler."
⭐⭐ 😬😬

Arzuhal

📖 Resmi:

Resmi makamlara sunulan yazılı dilekçe, başvuru

💬 Gerçek:

Devlet dairesine, mahkemeye falan verdiğin resmi yazı. Klasik bürokrasi dili.

"Müdürlüğe arzuhal verdim, bakalım ne zaman cevap gelecek."
⭐⭐⭐ 😬

Delalet

📖 Resmi:

Hukukta kanıtın gösterdiği işaret, belirti, iz

💬 Gerçek:

Hukuk dünyasında 'elimizde bu konuda delalet var' derken aslında 'bu durumu gösteren işaretlerimiz/ipuçlarımız var' demek isteniyor

"Bu dosyada sanığın suçluluğuna delalet eden birçok kanıt mevcut."
⭐⭐⭐ 😬

Emsal

📖 Resmi:

Benzer özellik gösteren örnek, misal; hukukta içtihat oluşturan benzer dava

💬 Gerçek:

Mahkemede 'Bak işte bu davada böyle karar verilmiş, seninkine de emsal olsun' diye gösterilen benzer durumlar

"Avokat, müvekkilinin lehine sonuçlanan benzer bir davayı emsal olarak sundu."
⭐⭐⭐ 😬

Ehven

📖 Resmi:

En uygun olan, en az zararlı olan, en makul olan (Arapça kökenli)

💬 Gerçek:

En mantıklı seçenek, en az kötü olan alternatif - genelde ideal olmayan durumlar arasından en iyisini seçerken kullanılır

"Bu durumda ehven-i şer bu seçeneği kabul etmek olacak."
⭐⭐⭐ 😬😬

İntibak

📖 Resmi:

Çevreye, şartlara veya duruma uyum sağlama, adaptasyon

💬 Gerçek:

Genelde bürokratic ortamlarda 'ayak uydurma', sisteme uyma anlamında kullanılan biraz ağır bir kelime

"Yeni işe başladığında kurumsal kültüre intibak etmen gerekecek."
⭐⭐ 😬

Malulen

📖 Resmi:

Sağlık durumu nedeniyle görevden ayrılma veya emekli olma

💬 Gerçek:

Hastalık, sakatlık veya sağlık sorunu nedeniyle işten ayrılmak ya da emekli olmak zorunda kalmak

"Doktor raporu aldı, malulen emekli oldu."