📖 Resmi:
Tükenmişlik sendromu. Aşırı iş yükü, stres veya tatminsizlikten kaynaklanan fiziksel ve zihinsel yorgunluk durumu.
💬 Gerçek:
'Çok çalışmaktan bittim, tükenmiş durumdayım' demenin kurumsal ve meşrulaştırılmış hali; genellikle şirketlerin yoğun iş temposuna bir bahane.
"Ekipte burnout seviyesini düşürmek için esnek çalışma saatlerini uygulamaya koymalıyız ve refah programları başlatmalıyız."
📖 Resmi:
Bir şeyin değerinde, performansında veya etkisinde görülen artış/yükseliş.
💬 Gerçek:
Sayılarımızda 'iyileşme' oldu demenin havalı yolu; özellikle satış veya dönüşüm oranları için kullanılır.
"Yeni kampanya, e-ticaret sitemizin dönüşüm oranlarında %10'luk bir uplift sağladı."
📖 Resmi:
Dijital Dönüşüm. Dijital teknolojilerin iş süreçlerini, kültürünü ve müşteri deneyimlerini temelden değiştirmek için entegre edilmesi.
💬 Gerçek:
'Eski usul iş yapmayı bırakıp, teknolojiye yatırım yaptık' demenin havalı yolu, bazen sadece yeni yazılımlar almakla sınırlı kalan bir süreç.
"Şirketimizin rekabetçi kalması için Digital Transformation sürecini hızlandırmalı, tüm departmanları entegre etmeliyiz."
📖 Resmi:
Minimum Viable Product (Minimum Uygulanabilir Ürün). Bir ürünün geliştirilebilecek en temel, çekirdek özelliklere sahip, ancak yeterli değer sunan ilk versiyonu.
💬 Gerçek:
'Bunu bir an önce bitirelim, çalışsın yeter' diyerek piyasaya sürülen, eksik ama 'ileride geliştiririz' denilen ürün veya özellik.
"Yeni uygulamanın MVP'sini önümüzdeki ay lansetmeliyiz, sonraki iterasyonlarda ek özellikler ekleriz."
📖 Resmi:
Go-to-Market (Piyasaya Çıkış). Bir ürün veya hizmeti piyasaya sürmek için uygulanan strateji ve eylem planı.
💬 Gerçek:
Ürünü/hizmeti nasıl satacağınıza dair süslü bir isim; aslında temel bir pazarlama planı.
"Yeni SaaS ürünümüz için güçlü bir GTM stratejisi oluşturmamız şart, yoksa rekabette geride kalırız."
📖 Resmi:
Key Performance Indicator (Anahtar Performans Göstergesi). Bir hedefe yönelik başarıyı ölçen kritik değer veya metrik.
💬 Gerçek:
Ne kadar iş yaptığını, ne kadar önemli olduğunu göstermek için kullanılan ölçütler; bazen sadece rakamları süslemek için kullanılır.
"Bu projenin en önemli KPI'ı, kullanıcı etkileşim oranını %20 artırmak olacak."
📖 Resmi:
Çevik, esnek, tekrarlamalı ve değişime hızlı adapte olabilen bir proje yönetim veya iş yapış metodolojisi.
💬 Gerçek:
Sürekli planları değiştirip, herkesin sürekli 'daha hızlı' çalışmasını beklemek ama 'esnek' olduğunu iddia etmek; bazen kaosu gizlemenin yolu.
"Pazarlama ekibi olarak daha agile bir yaklaşımla, kampanyaları sürekli optimize etmeliyiz."
📖 Resmi:
Objectives and Key Results (Hedefler ve Anahtar Sonuçlar). Belirli hedefleri tanımlayan ve bu hedeflere ulaşmadaki ilerlemeyi ölçen bir hedef belirleme metodolojisi.
💬 Gerçek:
Yönetimin çalışanlara performans baskısı kurma, ancak havalı duran bir hedef belirleme metodolojisi; sıklıkla yanlış anlaşılır ve uygulanır.
"Bu çeyrekteki OKR'larımız, müşteri memnuniyetini %15 artırmak ve yeni ürün lansmanını başarıyla tamamlamak."
📖 Resmi:
Eşzamanlı olmayan, farklı zamanlarda yapılan veya tamamlanan iş. Genellikle toplantısız, bağımsız çalışma.
💬 Gerçek:
Şimdi rahatsız etme, sonra bakarım/yaparım' demenin kurumsal yolu; özellikle uzaktan çalışmada toplantı bağımlılığını azaltma çabası.
"Bu feedback'leri async olarak toplayalım, herkes müsait olduğunda bakabilsin."
📖 Resmi:
Kendi alanında yenilikçi fikirler üreten, sektöre yön veren ve başkalarına ilham veren kişi.
💬 Gerçek:
Sürekli LinkedIn'de 'derin' ve 'vizyoner' paylaşımlar yapan, ancak genellikle çok da yeni bir şey söylemeyen kişi.
"Sektörümüzdeki en önemli thought leader'lardan biriyle konuşma fırsatımız oldu."
📖 Resmi:
Hızlıca elde edilebilecek, kısa sürede somut sonuçlar veren küçük başarılar veya projeler.
💬 Gerçek:
Büyük ve karmaşık sorunları çözemeyince, göz boyamak ve 'bir şeyler yapılıyor' algısı yaratmak için yapılan küçük işler.
"Bu çeyrekte ekibin moralini yüksek tutmak için birkaç quick win'e ihtiyacımız var."
📖 Resmi:
Çok detaylı, ayrıntılı, en küçük parçalarına kadar incelenmiş.
💬 Gerçek:
Gereksiz yere çok küçük detaylara girerek konuyu anlamsızlaştırmak veya karmaşıklaştırmak.
"Bu analiz için daha granular verilere ihtiyacımız var, genel bir bakış açısı yetersiz."
📖 Resmi:
Çalışanlara yetki, sorumluluk ve karar verme gücü vererek onları güçlendirmek.
💬 Gerçek:
Çalışanlara daha çok iş yüklemek, ama olası bir başarısızlık durumunda sorumluluğu da onlara yıkmak.
"Ekip üyelerimizi daha fazla empowerment ederek yenilikçi projelere imza atmalarını sağlamalıyız."
📖 Resmi:
Belirli bir konuya veya duruma karşı sahip olunan düşünce yapısı, zihniyet veya inançlar bütünü.
💬 Gerçek:
Bir soruna yaklaşım şekli; genellikle değişmesi istenen veya 'doğru' kabul edilen düşünce kalıbı.
"Bu türden hızlı değişimlere uyum sağlamak için growth mindset'ine sahip olmalıyız."
📖 Resmi:
Bir toplantı, sunum veya metinden çıkarılması gereken ana fikir, en önemli sonuç veya öğrenim.
💬 Gerçek:
Toplantı bittiğinde ne özetleyeceğini veya patrona ne rapor edeceğini bulmaya çalışmak.
"Bu toplantının key takeaway'i, müşteri memnuniyetini artırmamız gerektiğiydi."
📖 Resmi:
Bir projenin, ürünün veya stratejinin zaman içindeki planını, hedeflerini ve aşamalarını gösteren yol haritası.
💬 Gerçek:
Genellikle uyulmayan, sürekli değişen, ama varlığıyla 'planlı' görünüm veren uzun vadeli plan.
"Gelecek yılın ürün geliştirme roadmap'ini bu hafta tamamlamış olacağız."
📖 Resmi:
Birine kısa bir mesajla ulaşarak dikkatini çekmek, bir konuda bilgilendirmek veya yanıt istemek.
💬 Gerçek:
Birine gereksiz yere rahatsız edici bir bildirim göndermek; 'bak ben sana yazdım' demek.
"Bana o raporun son versiyonunu pinglersen sevinirim."
📖 Resmi:
Bir süreci, sistemi veya konuyu adım adım açıklamak, detaylıca göstermek.
💬 Gerçek:
Birine daha önce anlatılan veya kolayca anlaşılabilecek bir şeyi tekrar baştan ve 'zahmetle' anlatmak zorunda kalmak.
"Yeni CRM sisteminin arayüzünü sana kısa bir walk through yapabilirim."
📖 Resmi:
Bir grup içinde serbestçe fikir üretmek, yaratıcı çözümler bulmak amacıyla yapılan fikir fırtınası.
💬 Gerçek:
Genellikle sonucunda somut bir şeye ulaşılamayan, bol kahve ve atıştırmalık eşliğinde yapılan, herkesin bir şeyler söylediği bir toplantı.
"Bu yeni proje için yarın bir brainstorming seansı düzenleyelim."
📖 Resmi:
Verilerden elde edilen ve üzerine somut adımlar atılabilecek, uygulanabilir çıkarımlar.
💬 Gerçek:
Sadece veri ve rapor sunmakla kalmayıp, bir de ne yapılması gerektiğini söylemek zorunda olmak, 'amaçsız veri' eleştirisinden kaçınma çabası.
"Bu müşteri anketinden actionable insights çıkararak pazarlama stratejimizi güçlendirmeliyiz."