Red zone
Sporda gol çizgisine yakın kritik bölge; genel kullanımda yüksek risk taşıyan alan veya durum
Çok dikkatli olman gereken, riskli ve tehlikeli alan. Ya çok büyük kazanç elde edersin ya da büyük kayıp yaşarsın.
Kurumsal ofis jargonu ve plaza dili
Sporda gol çizgisine yakın kritik bölge; genel kullanımda yüksek risk taşıyan alan veya durum
Çok dikkatli olman gereken, riskli ve tehlikeli alan. Ya çok büyük kazanç elde edersin ya da büyük kayıp yaşarsın.
Güncel, şimdiki zamana ait, mevcut
Şu anki durum, en son hali, güncel olan şey - genelde haberler, durumlar veya bilgiler için kullanılır
Bir durumu, rakamı veya bilgiyi belgede, raporda veya tabloda göstermek, yansıtmak
Genelde resmi evraklarda 'bu rakam şurada gözükecek' demek. Mali müşavirlerin, muhasebecilerin ve avukatların sürekli kullandığı kelime.
Bir kişinin kendisini belirli bir grup, kurum, topluluk veya yere ait hissetme duygusu ve bu bağlılığın psikolojik boyutu
İş yerinde, okulda ya da herhangi bir toplulukta 'burası benim yerim, ben buralıyım' hissi yaşama durumu
En az, en düşük, minimum düzeyde olan
Genelde maaşlar, ödemeler ve standartlar için kullanılan 'en düşük kabul edilebilir seviye' anlamında resmi terim
Osmanlı İmparatorluğu'nda halkın devlet için bedelsiz olarak yapmak zorunda olduğu iş; zorunlu hizmet
Kimsenin yapmak istemediği ama birinin yapmak zorunda olduğu, sıkıcı, zahmetli iş. Genelde patronun verdiği anlamsız görevler için kullanılır.
Bir resim, ayna vb.nin etrafını çeviren süslü kenarlık; sınır, hudut
İş dünyasında 'framework' anlamında kullanılan terim. Bir projenin, sürecin veya yaklaşımın temel yapısını, metodolojisini ifade eder
Bir kurum, sistem veya işleyişin belirlenen kurallara uygunluğunu kontrol etme süreci
Üst makamın gelip her şeyi didik didik incelediği, herkesin ter döktüğü resmi kontrol süreci. Sıradan kontrolden farklı olarak daha ciddi ve sonuçları olan bir süreç.
Bir şeyin el değiştirmesi, nakledilmesi veya dönem anlamında genel Türkçe kelime
Genellikle gayrimenkul, araç, hisse senedi gibi varlıkların alım-satımında 'hızlı devir', 'yavaş devir' şeklinde kullanılır. Ayrıca iş dünyasında personel devir hızı için de kullanılır.
Ayrıntı, teferruat, ince nokta
İş dünyasında sürekli kullanılan 'ayrıntı' kelimesinin modernleşmiş hali; genelde önemli gibi gösterilen ama aslında basit şeyler için kullanılır
İlgili, bağlantılı, alakalı olan
Bürokratik dilde 'ilgili' demek için kullanılan, biraz fazla resmi ve jargonlaşmış ifade. Genelde yazışmalarda ve resmi konuşmalarda tercih ediliyor.
Tohum ekme makinesi, tarımda tohumları düzenli aralıklarla ve belirli derinlikte toprak içine yerleştirmek için kullanılan tarım makinesi
Çiftçinin en önemli yardımcısı, tohumları tek tek elle ekmek yerine makineyle düzenli bir şekilde eken tarım aleti
Tam, eksiksiz, bütün
Her şey dahil, hiçbir eksiği olmayan, tam tamına böyle
Geniş bir alanın tek bakışta görülebilen manzarası, çok geniş resim
Bir konunun, projenin veya durumun genel görünümü, büyük resim, tüm detayları kapsayan bakış açısı
Etki, güç, otorite sahibi olma durumu
Sistem içinde söz sahibi olma, arkası olan, torpili bulunan kişinin sahip olduğu güç
No Problem - Sorun yok, problem değil anlamında kullanılan İngilizce kısaltma
Sorun değil, önemli değil, rica ederim anlamında kullanılan pratik kısaltma
As Soon As Possible - En kısa sürede, mümkün olan en hızlı şekilde
Acil, hemen yapılması gereken iş. Genellikle 'bu işi öncelikle yap' demek için kullanılır ama bazen abartılı aciliyet hissi yaratabilir.
Very Important Person - Çok önemli kişi anlamında kullanılan kısaltma
Özel muamele gören, ayrıcalıklı konumda olan kişi veya böyle bir statüye sahip olmak
To Be Announced - Daha sonra duyurulacak
Henüz kesinleşmemiş olan tarih, kişi, yer veya detayların yerine kullanılan kısaltma. 'Daha sonra açıklanacak' demek.
To Be Determined/Decided - Belirlenecek, karara bağlanacak
Henüz karar verilmemiş, daha sonra halledilecek bir şey için kullanılan kısaltma